
Psikoloji
Sefer İnanıcı21 Temmuz 2026
Konu
Sosyal Medya ve İstanbul Gençliği: Kaygı Bozukluğu Artışı | Bisağlık
Sosyal medya kullanımının artmasıyla birlikte, özellikle genç yaş grubunda kaygı belirtilerinin de arttığı yönünde genel bir gözlem var. İstanbul'daki genç nüfus için bu ilişkiyi biraz açalım.
Sürekli karşılaştırma döngüsü
Sosyal medyada görülen "mükemmelleştirilmiş" yaşam kesitleri, gençlerin kendi gerçek yaşamlarıyla sürekli bir karşılaştırma yapmasına yol açıyor. Bu karşılaştırma genelde gerçekçi olmayan bir standarda dayandığı için, yetersizlik hissini besleyebiliyor.
Sosyal onay bağımlılığı
Beğeni ve yorum sayısının kişisel değerle özdeşleştirilmesi, özellikle ergen ve genç yetişkinlerde kaygı düzeyini artırabiliyor. Bu durum, "yeterince beğenilmedim" gibi düşüncelerle kendini gösterebiliyor.
Uyku ve ekran süresi ilişkisi
Geç saatlere kadar süren ekran kullanımı, uyku kalitesini bozarak dolaylı yoldan kaygı belirtilerini artırabiliyor — yetersiz uyku, duygu düzenleme kapasitesini zayıflatan bilinen bir faktör.
Ailelerin fark edebileceği işaretler
Telefon kullanımı kısıtlandığında aşırı huzursuzluk, sosyal medyada gördüğü içerikler sonrası belirgin ruh hali değişimleri ve içe kapanma, dikkat edilmesi gereken işaretler arasında.
Denge kurmak mümkün
Sosyal medyayı tamamen yasaklamak genelde işe yaramıyor — daha etkili yaklaşım, kullanım süresini bilinçli sınırlamak ve gerçek hayattaki sosyal bağları güçlendirmek. Belirtiler ciddiyse bir psikolog desteği de değerlendirilmeli.
bisaglik.tr'de genç ve ergen ruh sağlığı konusunda deneyimli psikologlara ihtiyacınızı tanımlayarak ulaşabilirsiniz.
👉 İhtiyacınızı şimdi bisaglik.tr'de paylaşın, size uygun bir psikolog teklif göndersin.
Not: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, tanı veya tedavi tavsiyesi yerine geçmez.
